top of page

Kurumsal Amnezi: Kurumsal Hafızayı Korumak Neden Önemli?

  • Yazarın fotoğrafı: Lebriz Akdeniz
    Lebriz Akdeniz
  • 2 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Kurumsal Amnezi: Kurumsal Hafızayı Korumak Neden Önemli?

Biz kurumsal iletişimcilerin en zor görevlerinden birinin, kurum hafızasını, marka mirasını ve kültürü oluşturan tüm o görünmez bilgiyi ortaya çıkarıp kayıt altına almak ve bunları bir mücevher gibi işleyip hem kurum içinde hem de dışında yaşayan bir iletişim sistemine dönüştürebilmek olduğunu düşünüyorum.


Kendi adıma kurumsal hayattaki uzun geçmişimde en çok emek verdiğim alanlardan biri bu oldu. Çünkü iletişimin ve pazarlamanın beslendiği en güçlü kaynaklardan biri kurumun içindeki özgün hikayelerde gizli. Bu hikayelerde markanın ruhunu taşıyan ve yükselten müthiş bir hazine saklı.


Bu yüzden Kurumsal İletişim departmanı olarak kurumsal hafızayı korumaya, yaşatmaya ve onun çevresinde yaşayıp gelişen bir iletişim sistemi kurmaya hep özen gösterdik. 

Elbette bu hiç kolay olmadı. 50 yıla yaklaşan arşivlerin dijitalleştirilmesi, canlı tanıklıkların kayıt altına alınması, kurum içinde dolaşan bilginin sürdürülebilir hale getirilmesi, içeride kurumsal ritueller belirleyerek yaşatılması gibi pek çok konuyla ilgilendik.


Bununla birlikte iletişim ve pazarlama alanında yaptığımız tüm çalışmalara dair on yıllara yayılan bir dijital arşiv, yönergeler ve yol haritaları oluşturduk. “Nasıl yapılır?” bilgisini saklamak yerine dokümante ettik. İşimizi kişilere bağımlı değil, paylaşılabilir ve sürdürülebilir hale getirmeye özen gösterdik. Bir şişeye konulup okyanusa bırakılmış, doğru kıyılara vurması beklenen bir not gibi…


İşimizin bir diğer zor tarafı, bu bilgiyi entelektüel sermayenin merkezi haline getirebilme becerisiydi. Çünkü çoğu yönetim ve iletişim ilkesinin anlaşılması kolaydır ama tutarlı şekilde uygulanması zordur. Bilginin eyleme dönüşümündeki o ustalıktan söz ediyorum. (Alın size yapay zekanın beceremeyeceği bir iş daha!✨) Kurumsal iletişimciler neden söz ettiğimi çok iyi anlayacaktır.


Bana tüm bunları hatırlatan, değerli Değişim Yönetimi Koçu Eren Çep ’in “Kurumsal Amnezi” konulu şu yazısı oldu.


Yazıda “Kurumsal Amnezi”nin modern işletmelerin karşı karşıya olduğu en büyük trajedilerden biri olduğu tespiti yer alıyor. “Kurumsal Amnezi” kavramı, son yıllarda iş dünyasında yaşanan hızlı sirkülasyonun neden olduğu hafıza yitimini, entelektüel sermaye kaybını ifade ediyor.


İnsanlarla birlikte kurumdan ayrılan bilgi ve deneyimin yerini doldurmak neredeyse imkansız. Ancak bilgiyi kayıt altına almanın ve sürdürülebilir bir iletişim sistemi inşa etmenin “Kurumsal Amnezi”nin acı faturasını azaltmak için güçlü bir katkı sunacağına inancım gittikçe güçleniyor.

Bu yazının son dokunuşlarını yaparken değerli Akan Abdula'nın Oksijen Gazetesi’nde yayınlanan, aynı konuyu ele aldığı detaylı makalesi düştü önüme. Okumanızı tavsiye ederim.

Kurumsal amnezi işletmeler için adeta çoklu organ yetmezliği gibi yaşamsal bir risk. Teşhis ve tedavi sürecinde Kurumsal İletişim’in konsültasyona katılması gereken ana uzmanlardan biri olduğunu hatırlatmak isterim.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Abone Olun

Yazılarımdan haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakın. 

Abone olduğunuz için teşekkürler!

© 2035 by Urban Artist. Powered and secured by Wix

bottom of page